Monday, April 26, 2010

Oh La La! Paris!

Nisan'da Paris ne güzel oluyormuş! Şansımıza hava da güzel olunca, gerçekten çok keyifli, her anlamda bol güneşli bir küçük tatil yaptık..


Romantik şehir olarak bilinen Paris'e gitme fikri taaa geçen seneden beri vardı aklımızda. Hatta bu bileti Ekim'de satın almıştık. İzlanda'daki acaip isimli yanardağın külleri neredeyse sabote edecekti seyahatimizi, ancak azimle devam edip nasıl olduysa gittik :) İyi ki de gitmişiz!





Hava güneşli, her yerde laleler ve bilumum bahar çiçekleri açmış, etraf rengarenk! Hem hava da çooook sıcak değil! Limonata gibi denir ya, aynen öyle bir hava.. Şehri yürüyerek gezmek için en ideal zamandı anlayacağınız.. Gerçi olan antremansız ayaklar ve dizlere oldu, ama olsun o kadar :)


Ulaşım
Ulaşımı World Card hizmeti olan Adios'a borçluyuz. Birikmiş puanlarla taa Ekim ayında THY biletimizi almıştık.


Bizim seyahatimizden birkaç gün önce, kül bulutları nedeniyle uçaklar iptal oluyordu. Ama neyse ki 21 Nisan'dan itibaren Avrupa uçuşları yapılmaya başlandı. Biz de Roissy Charles de Gaulle Havaalanı'na sorunsuz ve az rötarlı bir şekilde indikten sonra, Roissy Bus'a binerek şehir merkezine gittik.


Daha havaalanındayken, mini tatilimiz boyunca kullanacağımız metro biletlerimizi de 10'luk paket halinde aldık. Bu biletler çooook işimizi kolaylaştırdı, sonradan aramak zorunda kalmadık.

Sunday, September 27, 2009

İskoçya'ya Bayılıyoruz!


Kısa ama dolu dolu bir İskoçya seyahatinden daha yeni döndük. Hiç bilmediğim ve beklemediğim kadar güzel bir ülkeymiş İskoçya, bunca yıldır neden bilmiyordum, onu merak edip duruyorum şimdi :)

Seyahatimiz daha çok Edinburgh ve yakın çevresinde geçti. Edinburgh'da 4 gece kaldık, bu süre boyunca da Glasgow, Highlands bölgesi ve Rosslyn Chapel gibi yerlere uzandık.

Aslında Londra seyahatine çıkmıştık ve ana amacımız Wembley'deki Coldplay konserini izlemekti. Konser başlı başına bir olaydı, ama konserden sonraki günlerde çıktığımız minik İskoçya turu, benim için bu seyahati gerçekten muhteşem hale getirdi.

İklim & Hava


Londra'dan Edinburgh'a sadece 4 saatlik çok keyifli bir tren yolculuğu ile ulaştık. Trendeyken yavaş yavaş iklimin değişmeye başladığını fark etmiştik, zira Londra ile Edinburgh arasında herhalde 4-5 derecelik sıcaklık farkı vardı. Edinburgh belirgin bir şekilde serin ve rüzgarlı.

Ayrıca Highlands turunda rehberimizin de söylediğine göre İskoçya'da bir günde dört mevsim yaşamak mümkünmüş. Güneşli bir günde aniden yağmur ya da kar yağması mümkünmüş yani; İstanbul'un havasından tanıdık gelir bu gibi şeyler bize, alışkınız az çok :)

Bu nedenle Edinburgh'a giderken yağmurluk, kazak, sweat shirt gibi giysiler almakta fayda var. Özellikle de bizim gibi sonbaharda gidiyorsanız :)))

Ulaşım

Londra'dan trene bindik. Londra King's Cross istasyonundan Edinburgh Waverley'ye gelmemiz 4 - 4,5 saat sürdü ve yolda gerçekten yemyeşil bir doğa izleme şansımız oldu. Tren çok rahattı, aynı Avrupa'daki trenler gibi. Yola çıkmadan önce yolluklarımızı almıştık, sandviçlerimiz ve meyvelerimizle pek mes'uttuk! Bir adet Sudoku kitabı da yolluk alışverişine dahildi. Süper çabuk bitiveren bir tren yolculuğu!




Trenden Edinburgh Waverley istasyonunda indikten sonra kısacık bir taksi yolculuğuyla otelimize vardık.

Taksi şoförümüz, tüm diğer İskoçlar gibi hoşsohbet ve neşeli bir kişiydi :) Aynı zamanda da tur rehberi havasındaydı. Bize kısacık yolda olabilecek en detaylı ve başarılı Edinburgh turunu yaptırdı.




Otel


Otelimizi Lonely Planet'tan seçmiştik ve gitmeden bir-iki hafta önce telefonla rezervasyon yaptırmıştık: Kingsview Guesthouse.

Daha telefonda konuşurken otelimizin sahibi Ruary'ye fena halde içimiz ısınmıştı, çok sempatik bulmuştuk kendisini. Tanışınca iyice sevdik :) Gerçi adını Rudy sanmıştık, ama olsun.

Minicik, ev gibi bir otelleri var, karı-koca işletiyorlar. Çok da güzel kahvaltı hazırlıyorlar.

Fiyatları pek makul ayrıca, ama küçük bir otel olduğu için önceden yer ayırtmak iyi bir fikir olabilir.



Gezmeler


Edinburgh o kadar dolu dolu bir şehir ki, en az 3 gün ayırmak gerek tümüyle gezmek için. Biz bu konuda son derece şanslıydık, 4 gece Edinburgh'da kaldık.